Disclosure: Audio posts that include tunes/songs are not available for downloading. I personally believe that having songs online with brief reviews & background info is good for artist promotion. However, if you're not happy with an audio post, please send an email to emredog@gmail.com and I'll remove the post immediately.
Catching Elephant is a theme by Andy Taylor
Günün Şarkısı: Douglas Greed - Go Down On You (feat. Rosa Rough) [Storytelling EP, 2011, Gigolo]
Sabah seksi niyetine, adeta vücut sıvısı kokan sert gibi, değil gibi bi track.
Günün Şarkısı: Principles of Geometry - L.A. (Joakim Tape Edit) [Edits, 2012, Tigersushi]
Yine dakika vererek kalitesini düşüreceğim, lezize bi diskomatik parça ile karşınızdayım. 2.15’e dikkat.
Download Link: Sendspace
Günün Şarkısı: José González - Killing For Love (Todd Terje Brokeback Mix) [In Our Nature Remixes, 2008, Peacefrog]
Eskilerden birşey buldum bu sabah. Todd Terje’yi de pek çok seviyoruz.
Günün Şarkısı: Tensnake - Around The House (DJ T’s 2011 Edit) [DJ T. Presents United Under The Ball - 30 Years Of Disco, 2011, Get Physical]
DJ T. gibi efsane bir amcamızdan zaten 43 şarkının altında bir toplama yapmasını bekleyemezdik. 43 ne lan hakkaten? Disko topunun altında geçen bi ömür, orada buluşan arkidişlerin hayatlarından kesitler falan. Ciddiyetsiz birşeyler daha yazmamak için sustum. Güzel şarkı ha. Valla. Gerisi de çok güzel. Yeminle.
Beatport‘tan satın alınabiliyor.
XOXO The Mag Aralık 2011 sayısında yayımlanmıştır.
Her sene olduğu gibi, bu aralık ayında da nesnelliği bir kenara koyuyorum. Yeniye, iyiye doğruya değil, bende bir iz bırakan albümlere torpil geçiyor, alfabetik olarak sıralıyorum.
GusGus - Arabian Horse [Kompakt]
Kompakt sound’undan kaçışımız yok. Hepimizin duyguları var. Her parça ayrı ayrı hit sayılır ama, sanırım Over birazcık daha önde.
Discodeine - Discodeine [Pschent]
Yılın en iyi çıkışlarından biri olduğu gibi, sağda solda her duyduğumda yüzümde bir tebessüm bıraktı. Matias Aguayo’lu Singular albümün gözdesi.
Pollyester - Earthly Powers [Permanent Vacation]
Güne başlamak için ideal. Ölçülü bir laubalilik, catchy melodiler, hem de Permanent Vacation ayrıcalığıyla. Concièrge D’Amour’un yeri ayrı.
Metronomy - The English Riviera [Because Music]
İhtiyacım olan gitar dozunu hissettirmeden verdi. Ayrıca radyoda bu kadar çalmasına rağmen hala baymaması da önemli. Klibinin yüzü suyu hürmetine The Look diyorum.
James Blake - James Blake [Atlas Recordings]
Bütün seneyi güle oynaya geçirmedik tabii ki. Kafamız düştüğünde James Blake’i kulağımıza fısıldarken bulduk. I Never Learnt To Share muhteşem bir polifoni.
WhoMadeWho - Knee Deep [Kompakt]
Bu Kopenhag’lı arkadaşların yaptığı kötü bir şey yok henüz. Depresif, zarif, dokunaklı bir albüm. 4.30‘dan sonraki epik yükselişiyle Checkers kesinlikle başı çekiyor.
Marian - Only Our Hearts To Lose [Freude Am Tanzen] 
Freude Am Tanzen’in en şık pop hareketlerinden birisi. Dinlemesi kolay, sevmemesi çok zor. Empty Room’un çok naif bir hissiyatı var.
SBTRKT - SBTRKT [Young Turks]
Bir albümde aradığım her şey fazlasıyla SBTRKT’ta bulunuyor. Normalde uzak durduğum Britanya sound’unun en kabul edilebilir örneği. Hold On ile Pharoes arasında seçemiyorum.
Crazy P - When We On [2020 Vision]
Çok tadında bir house örneği, 2011’in ruhunu çok iyi yansıtıyor. Your Dark Energy favorim.
tUnE yArDs - W H O K I L L [4AD]
Müzik yaparken kendini bu kadar özgür bırakan, endişe ve korkularından arınan bir kadın ve inanılmaz tatlı bir albüm. You Yes You senenin en sevimli parçası

XOXO The Mag Aralık 2011 sayısında yayımlanmıştır.
Paolo Alberto Lodde 6-7 senedir tekno sahnesinin önemli isimlerinden oldu. Müziğinde sıklıkla duygu yüklü melodilere ve bol notalı partisyonlara rastlanıyor olsa da, Dusty Kid’in en kuvvetli yönü bu demek doğru olmaz. Sert müzik yapmayı seviyor, bu alanda başarısız olduğu da söylenemez aslında. 2000‘lerin ikinci yarısında Avrupa’nın bir çok gözde klübünü sabaha karşı salladığına şüphe yok. Hele Duoteque projesi ile, iyice sert parçalar plaklarda vücut buldu. Özellikle Boxer etiketiyle çıkan EP One’da gümbür gümbür parçalar vardı. Dusty Kid’in bu kuvvet aşkı, 2009‘da çıkan A Raver’s Diary ile doruğa ulaştı. Muhteviyatında bulunan biraz duygu ve yeterince akıl barındıran parçalar sayesinde bu albümü az dinlemedik.
2 sene sonra yeni uzunçaları dinlerken Dusty Kid adına biraz üzüldüm. 9, 10 ve 15 dakikalık üç sert parça var. Need For Speed tarzı oyunlardaki midesiz tekno parçaları anımsatıyor. Kısacık bir ambient denemesi var, çok iğreti duruyor. 24 dakikalık epik parçayı da 4 dakikadan fazla dinleyemiyorum. Yakınlarda 12” olarak çıkan Polybolo felaket çiğ. Koca albümde dinlemeye değer bir Chentu Mizas, bir de Cheyenne var; ki bunların çok daha iyilerini Diynamic Music sakinleri yıllardır yapıyor. Dusty Kid malesef 2012’ye yaklaşırken dans müziğinin izlediği yolu iyi okuyamamış. Üzülerek söylüyorum, böyle devam ederse Dusty kid’in sonu Balkanlar ve Kuzey Asya’daki ikinci kalite klüpler olacak.

XOXO The Mag Aralık 2011 sayısında yayımlanmıştır.
Chicago doğumlu Billy Dalessandro oldukça çalışkan bir prodüktör ve meşgul bir DJ. 2000‘lerin başında türlü toplamalar dahilinde tekno sahnesine giriş yaptı. İlk EP’leri 2002 Force Inc. ve Resopal etiketleriyle yayınlandı. Yine 2003’te, ilk albümü Midievalization’ı tamamladığında kayda değer bir repütasyona sahipti. Bunu çok sayıda plak, bolca remix ve üç albüm takip etti. Bu arada Slutbox ve The Shocker gibi projelerde Daniel Mnookin ile minimal ve tech-house janrlarında arayışını sürdürüyordu. Birleşik Devletler’de Site Holder, Portekiz’de de Soniculture üzerinden plaklarını hızla yaydı. Soniculture’ın dağıtımını Kompakt’ın yapmaya başlaması, sanatçının namının yayılmasını iyi yönde etkiledi. Öte yanda John Digweed ve Matthew Dear gibi isimler Billy Dalessandro parçalarını Fabric setlerinde kullanmaya başlamıştı bile. Gui Boratto’nun yaptığı Acidburn remix’i aslında 2009’a yakışmıyordu ama, burda anmamak doğru olmaz.
Günümüze geri döndüğümüzde, Dalessandro beşinci uzunçaları ile yine karşımızda. Müziğinge hep varolan tekno ve acid yoğunluğunu düşündüğümüzde Cracktime biraz daha evrilmiş, biraz daha törpülenmiş bir albüm. La Deux, groovy sample’larla hareketli hale getirilmiş ortalama bir tech-house parçası. Plak dönüp te iğne dışa doğru yaklaştıkça parçalar sertleşiyor, daha bir tekno, daha bir acid, daha bir arızalı synth’ler hakim oluyor. Kötü demeye dilim varmıyor ama, müziğin izlediği yolu ve geldiği yeri biraz ıskalamış sanki.
On Your Feet - 06.01.2012 by Emredog on Mixcloud
Download link: Sendspace